Nöbetçi Eczane

 

 
 
 
 
 
 
 
   
   
 

 



SESSİZ TEHLİKE

SESSİZ TEHLİKE

 

30 Haziran günü bir toplantı oldu sessiz sedasız , haberim olmadı, sosyal medyadan meslektaşlarımın paylaşımları sayesinde öğrendim.Önce kendi kendime ' benmi atladım acaba' diye düşündüm. Ancak paylaşımlara dikkatli bakınca organizasyonun Hedef Alliance' ın bir organizasyonu olduğunu anladım.

 

Önce Avrupa Eczacılık Forumu burnumun dibinde yapıldığı halde gidememiş olmaktan dolayı biraz kendime kızdım ama organizatörü görünce çağrılı olmamamı garipsemedim. Hangi kritere göre seçilerek çağrılı olduklarını bilemediğim 100 kadar eczacının davet edildiğini öğrendim. Elbette ki çağrılmadığım için üzülecek değilim ancak orada olup birkaç söz söylemek isterdim.

 

Toplantı sonrasında katılan bazı meslektaşlarımla yaptığım görüşmelerde organizasyonun Avrupa Eczacılık Forumu değil Hedef Alliance 'ın ülkemizdeki serbest eczacılığın şeklini değiştirmek üzere attığı bizler için son derece tehlikeli bir adımın tanıtım toplantısı olduğunu öğrendim.

 

Alphega işte bu tehlikenin markası.

 

Zamanlama olarak eczanelerin ekomik sıkıntılarının yoğun olduğu bir dönemde kendilerini ayrıcalıklı hissettirecek söylemlerle ve organizasyonlarla karşımıza çıkıyorlar.

 

Eczanelerin rekabet yeteneğini arttırıyorlar. Ama kiminle rekabeti artıyor ? Kendi meslektaşı ile. Market, medikal, aktarlar ile değil.

 

Eczaneler için uygun çözümler, ürünler, tasarımlar ve gerekli görüldüğü durumlarda yer değişikliği önerileri sunuluyor. Ama endişe etmeyin eczanenizin sermeyesi sahipliği hala size ait deniyor. Bu önerileri gerçekleştirmek üzere aktarılması gereken kaynak da doğal olarak sizler tarafından aktarılmalı. Davul eczacının boynunda tokmak bizim elimizde. Tabi bu ayrıcalığa sahip olabilmek için eczanenizin adının ardına Alphega eklemeniz ve bununla beraber verilen bu hizmet için bir aidat ödemeniz gerekiyor. Ama bu aidatın ne şekilde alınacağı henüz belli değil tabi ki. Sabit bir ücret mi? Yoksa ciroya göre bir oran mı?

 

Tehlikenin başka bir boyutu da farklı amaçları olan firma ve derneklerin bu işe destek vermesi. Siz OTC yasasının çıkmasına destek verin biz de bu alanda yayılmasını sağlayalım diyen fırsatçılar.

 

Benim burada üzerinde durmak istediğim konu aslında nasıl bir sarmalın içersine çekilmek istendiğimiz. Birçok nedenden dolayı sıkıntı yaşayan eczaneler zaten dağıtım kanallarının kontrolu altındalar. Birçok eczanenin memnun değilse bile çalıştığı depoyu değiştirme olanağı bulunmuyor. Ama yine de teorik olarak eczanelerimiz hala bize ait ve bağımsız. Zaman zaman doğruluğunu teyit edemesek de bir çok eczanenin ekonomik sorunları nedeniyle kontrolunun ecza depolarında olduğunu da duyuyoruz. Pratikte var olan durumdan yola çıkarak ellerinde olanları daha verimli ve karlı çalıştırmanın, bunu yaparken yeni noktalar kazanmanın hesabı yapılıyor. Ülkemizde uygulanan fiyat politikaları ile yapılanların başka bir oyunun parçası olduğunu söylerken gerçekleşeceğini düşündüğümüz olaylar da bir bir hayata geçiyor.

 

Niyet daralan karlılıklarla depoculuk faaliyeti göstermek yerine eczacının kazancından pay almayı düşünmek olmasa dünya üzerinde zincir uygulamaları konusunda uzman bir kuruluş neden ülkemizi seçsin ki.

 

Zincir; bir anda bir şirketin gelip eczaneleri satın alarak ya da yeni eczaneler açarak olacak diye bekleyenler varsa çok safiyane düşünüyorlar.

 

İşbirliği için önce sizi ayrıcalıklı hissettirecekler, ardından sözleşme ve uygulamalar ile bağlanacaksınız, zaman içersinde eczane mülkiyetine ilişkin yasal değişiklikler yapılacak ve siz eczane mülkiyetini kaybedip çalışan halini alacaksınız ve sizin yaptığınız işi daha düşük maliyetlerle yapabilecek eczacılar olduğu söylenecek. Ya sizde o koşullarda çalışacaksınız ya da işinizden olacaksınız.

 

Bu gelişmeler bizi karamsarlığa mı itmeli yoksa ders çıkarabileceğimiz noktalar varmıdır?

 

Yapılmaya çalışılan şeylerin bizler açısından faydalı olabileceğini düşündüklerimizi alt alta koyarak gerçekleştirmek üzere adım atmaya başlamak gerekiyor. Hiçbir eczacı eczanelerimizin yapılarının güclenmesine, rekabet şartlarının, karlılıklarının artmasına itiraz etmez. Ancak bunu yapmak için gerekli birikim ve örgütlülüğümüz var iken çareyi ya da çözümü başka yerde aramak yanlıştır. Eczanelerin güçlerini birleştireceği örgütlenme yapıları bellidir. Benzer uygulamaları yapabilmek için tek yapılması gereken irade ortaya koymaktır. Konjoktürel olarak bakıldığında atılması gereken adım kaçınılmaz hal almıştır.

 

Bizim amacımız ayrıcalıklı seçkin eczaneler yaratmak değil, tüm eczaneleri seçkin hale getirmek olmalıdır.

 

Bu işlemi yaparken eczanelerin altında birleşecekleri bir gurup arama ihtiyacı duymalarına gerek yoktur. Türk Eczacıları Birliği ve kooperatiflerimiz bu iş için gerekli koşulları sağlayabilme yeteneği ve imkanına sahiptirler. Sözde birlik beraberlik nutukları atmaktan vazgeçerek gerçek anlamda eczacıları biraraya getirecek adımların atılması gerekmektedir. Bu koşulları sağlayabilen bir organizasyon gerçekleştiğinde tüm eczacıların eczanelerinin isminin önüne ya da ardına bir firmanın adını yazmak yerine Türk Eczacıları Birliği ya da kooperatiflerin ismini yazmayı tercih edecekleri gerçektir.

 

 

30 Haziran da gerçekleşen eczacılık camiasının gündeminde fazlaca yer almayan ancak serbest eczacılığı başka bir yöne evriltecek olan adımı görmezden gelmek yapabileceğimiz en büyük hatadır. Sunulanların gözlerimizi kamaştırmak yerine açması sağlaması gerekmektedir. Bu avantajları yakalamak için bir başkasına ihtiyacımız yoktur. İhtiyacımız olan sahip olduklarımızla bu işi başarabilme iradesini göstermektir.

 

Ayrıcalık beklentisi olanlar unutmamalıdır ki ayrıldıklarında başlarına gelecek olan tüm mesleğin kaderi haline gelecektir. Hiç kimsenin kendini kurtarmak uğruna mesleğin geleceğini karartma lüksü yoktur.

 

Saygılarımla.

 

 

Ecz. Sinan Usta

KOCAELİ ECZACI ODASI BAŞKANI

 

Okunma Sayısı: 3145
Yayın Tarihi: 07/07/2014 17:09