1-3 KASIM TARİHLERİNDE ANKARA'DA GERÇEKLEŞTİRİLEN TEB 14. ECZACILIK KONGRESİ ARDINDAN KONGRE KATILIMCILARIMIZIN İZLENİMLERİ

 

 

01.11.2018/03.11.2018 tarihleri arasındaki Teb’in Bilimsel Eczacılık Kongresi’ne Kocaeli Eczacı Odasını temsilen 8 eczacı olarak katıldık.

 

FIP ve PGEU yetkilileri Türk eczacısını destekleyen söylemleri ve video mesajları ile başladı. Küba’nın sağlık alanında özellikle biyoteknoloji alanında yaptıklarını anlatan sunum çok etkileyiciydi. 11 milyonluk bir ülkenin ambargo baskılarına rağmen akciğer kanseri aşısına yönelik geliştirme çabaları ve 80 milyon vatandaşımızın olduğu bir ülke ile çalışmalar yapmak istemeleri bizim için son derece umut verici bir gelişme olarak görüldü.

 

Burada tasarruf ile ilgili konular da gündemdeydi. Büyük projeleri yaparken devlet bütçesi ile garantilerin verilmesi gerektiği reformların hızlıca gerçekleşmesi, eğitim ve yargıda uzun soluklu reformlarla üretimi destekleyen politikaların oluşturulmasıyla kısa zaman içerisinde ekonomik düzlüğe çıkabileceğimiz konusunda görüşler bildirildi.

 

Katma değeri yüksek olan biyoteknolojik ilaçların kullanımının arttığı ve bu konu ile ilgili olarak üretimin arttırılması gerektiğini ve eğer ithal edilecekse gelişmekte olan ülkelerin üretimini destekleyerek kamu maliyetini azaltacak şekilde bu ülkelerden ithal edilmesi gündeme getirildi. Bununla birlikte medya ehliyeti olmayanların bilinçsizce verdiği demeçlerle halk sağlığını tehdit ettiği de gündeme getirildi. Aynı şekilde modern tıbbın, teknolojinin ve yapay zekanın tedavide rol almasıyla birlikte hacamat, sülük ve muska gibi geleneksel tıbbın da ehil kişilerce yapılması ve tedavide bütüncül bir yaklaşım sergilenmesi konusu tartışıldı.

 

Diğer oturumlarda koruyucu sağlık hizmetlerinde eczacının rolü konusu gündeme taşındı. Burada özellikle sigarayı bıraktırma, pediatrik ilaçların kullanılmasında, obezite ile mücadelede, geriatride ilaç kullanımında eczacının rolü konusunda önemli bilgiler verildi.

 

Bu konularla ilgili öne çıkan sonuçlar;

 

  1. Eczacıların sigarayı bıraktırmak ile ilgili yaptığı çalışmada oldukça etkili oldukları sonuçlar elde edilmiştir. Bu nedenle serbest eczanelerde eczacılar bu konuda aktif rol alabillir.
  2. Pediatride eczacının rolü konusunda eczacıların göz önünde bulundurması gerekenler:

 

* Çocuklar, küçük erişkinler değildir

* Her yaş grubunun ayrı değerlendirilmesi gerekir

* Yenidoğan ve bebekler ilaç hatası yönünden en riskli gruplardır

* İlaç kullanımı bütüncül olarak değerlendirilmelidir

* İlaçların kullanımı ve tedavi ile ilgili olarak hasta ve hasta yakınına danışmanlık yapılmalıdır.

 

  1. Yaşlılıkta; advers ilaç reaksiyonlarının arttığı, bunun bazı unsurlarca tetiklendiği, özellikle yaşlıdaki birden  fazla hastalık, çoklu ilaç kullanımı (polifarmasi), organ fonksiyonlarındaki azalma, ilaca bağlı kötü uyunç ve farmokokinetik değişiklikler ile artış gösterdiği tespit edilmiştir. Polifarmasi ile artmış sağlık bakım maliyeti, ilaç etkileşim riski, çoklu yaşlılık sendromlarının ortaya çıkabileceği, bu nedenle yaşlı ilaç yönetiminde eczacının ilacın kullanımı, çoklu ilaçların yönetimi ve hastanın doğru bilgilendirilerek zamanında doktora yönlendirilmesi konularında etkin rol alması gerektiği vurgulandı.
  2. Obezitede eczacının önemli rol oynadığı hipertansiyon, diyabet ve endokrin sistem hastalıkları ile kardiyovasküler hastalıkların obezite ile doğru orantılı olarak arttığı bu nedenle eczacının eczanede hasta bilgilendirmesi özellikle insülin direnci ve diyabet tarama testleri ile obez hastaların diyetisyene yönlendirilmesi ve takibi konusunda görev alabilecekleri konuşuldu.



Diğer oturumlarda  çalıştaylara katıldık. Bu çalıştaylar farmasötik bakım uygulamaları, eczacılar için sosyal medya kullanımı ve etik, sağlık iletişimi konularını kapsıyordu.



Farmasötik bakım çalıştayında astım, diyabet, hipertansiyon ve farmasötik bakım ile olgu çözümlemeleri yapıldı. Böylelikle eczacılarımızın hasta bakımı kalitesinin arttırılması konusunda bilgileri ve uygulamakta olduğu yöntemler pekiştirildi.


Sosyal medya ve etik çalıştayında sosyal medya kullanımının birey, hasta, eczacı, eczane, eczacılık mesleği gibi paydaşlar çokgeninde ele alındığı meslek etiği ve meslek fayda açısından değerlendirildiği sonucunda belirli kurallar dahilinde sosyal medya kullanımının kaçınılmaz olduğu eczane ve ilaç reklamının yer almadığı eczacılık meslek etiği açısından uygulamaların öne çıkartıldığı, eczacılık danışmanlık kimliğinin vurgulandığı, hasta bilgilerinin paylaşılmadığı ve satışa dayalı olmayan bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği kararı alınmıştır.



Bununla ilgili olarak sağlık iletişimin tüm sağlık profesyonelleriyle birlikte ve hasta odaklı olarak planlanması konuşuldu.



Başka bir oturumda basit rahatsızlıklarda eczacı rolünün önemi anlatıldı. Özellikle;



* Ateş

* İshal

* Pişik

* Bulantı&Kusma

* Üst solunum yolu enfeksiyonu

* Ağrı



Ve bunlarla ilgili vakalar ışığında eczacı danışmanlığı değerlendirildi.



Bir başka oturumda bitkisel ürünler ve eczacının rolü, tıbbi bitkilerden bitkisel ilaca olan yolculuk, bitkisel ürünlerde standardizasyon, eczacının gıda takviyesi ve bitkisel ürünler üzerinde etkin danışmanlığının önemi ve bu ürünlerin eczaneden alınması gerektiği vurgulandı.



Son günlerde ilginin arttığı bu ürünlerde etkin madde içermesi nedeniyle toksik etki de oluşturacağı ve diğer ilaçlarla da etkileşeceğinden eczacı danışmanlığında alınması gerektiği belirtildi.



Özellikle TEB’in gıda takviyeleri, ilaç etkileşmeleri ve gıda takviyeleri yan etkileriyle ilgili bir kitapçık hazırlığında olduğu bildirildi.



Bir başka oturumda sağlık ve eczacılık hizmetleri açısından göç konusu tartışıldı. Göç İdaresi Genel Müdürü Mahir Can GÜNDÜZ Türkiye’de göç sorunu ve özellikle Suriyeli geçici koruma kapsamında bulunan üç buçuk milyonun üzerinde bulunan sığınmacının istatistiki bilgilerini paylaştı. Ayrı bir kanunla 81 ilde sağlık harcamalarının AFAD tarafından karşılandığı, 210 günü bulan geri ödeme sorunu ve reçete kontrolünde iller arası farklılıklar yaşandığı eleştirilerine Göç Genel Müdürlüğü, SGK ve AFAD arasında yakın bir zamanda protokol imzalanarak hastaların medula sistemine dahil edilerek düzenlemenin hayata geçirildiği bu sorunlarla ilgili çalışmalar yapıldığı ifade edildi. Şanlıurfa Eczacı Odası Başkanı sözcülüğünde Suriyelilerin Türk vatandaşlarından daha fazla yararlandığı eleştirileri bu durumun geçici olduğu ve çokça şikayet alındığı ve düzeltileceği bildirildi.

 

Başka bir oturumda yeni eczacılık hizmet modeli ve geleceğin eczacılığı konusunda eczane hizmetlerinin hasta odaklı bir şekilde şekillendirilmesi, yenilikçi bilişsel hizmetler ilaç tedavilerinin akılcı bir şekilde yapılması ve hastaların eğitilmesi konularına önem verilmesi, hasta sağlığında aktif rol alınması gerektiği konuşuldu. Bu konu ile ilgili  olarak SMART eczane projesi görüşüldü. Çevre illerdeki SMART eczane programına katılan eczacıların vaka paylaşımları yapıldı.



Genel hatlarıyla

  1. Yeni ilaç hizmeti
  2. İlaç tedavisi yönetimi
  3. Hasta başı tarama
  4. Halk sağlığı kampanyaları
  5. Risk değerlendirme ve önleme
  6. Bitkisel ve aroma terapi
  7. Kronik hastalık yönetimi
  8. Bağışıklık arttırma

 

Kadın sağlığı gibi konularda eczanelerin danışmanlıklarını iyileştirmeleri gerekliliği anlatıldı.

 

Bir başka oturumda evde bakım hizmetlerinde eczacının rolü görüşüldü. Bu konuda Singapur Eczacıar Birliğinden gelen katılımcı Singapur bakım evindeki hizmet profilini anlattı. Evde bakım hizmetlerinde Sağlık Bakanlığı’nın uygulamaları anlatıldı, evde bakım hizmetlerine eczacıların kattığı artı değer değerlendirildi. Özellikle evde bakılan yatalak yada felçli hastaların ilaç kullanımlarını düzenlemek erken teşhise katkıda bulunmak, hastayı doğru zamanda doktora yönlendirmek, basit rahatsızlıkları önleyerek olası diğer sağlık sorunlarından hastayı korumak (yatak yarası önlemleri ve uygulamaları vb.) gibi konularda eczacıların aktif rol alabileceği değerlendirildi.

 

Bir başka oturumda kooperatifler görüşüldü. Eczacı kooperatiflerinin ekonomik misyonu (yasal düzenlemeler ve diğer rakiplerden kaynaklanacak her türlü tehdide karşı eczacının büyümesi ve rekabet edebiliriliğini sağlayabilmek, eczacının bağımsızlığına katkı vermek) ve toplumsal misyonu (toplum sağlığı için çalışmak yönetiminde yer almak) konularında etkili rol oynadıkları görüldü. Eczanelerin hayatta kalabilmesi için temel stratejik amaçların tartışıldığı toplantıda

 

  1. Sağlık ve ilaç alanında danışmanlık
  2. Etkili eczane yönetimi
  3. Mesleki uzmanlık
  4. Hizmette çeşitlilik
  5. Mesleki danışmanlık ve yeniden konumlandırma konularının önemine dikkat çekildi.

 

Sonuç olarak;

 

  • Eczacı kendini yeniden keşfetmeli (uzmanlık,hizmette farklılık)
  • Verimlilik için entgre hizmet alacağı yapılarla kooperasyon içinde olmalı
  • Güçlü örgüt politikaları ve işbirlikleri ile sağlık sisteminde yeniden konumlandırılma yapılması görüşü benimsendi.

28 Kasım 2018 - Okunma Sayısı : 858