14 Mayıs 2020

14 Mayıs 2020

 

Bilimsel Eczacılığın 181. Yılı kutlu olsun.

14 Mayıs 1839 yılında Mekteb-i Tıbbiye’de açılan eczacılık sınıfı ile eczacılık ülkemizde akademik bir unvana kavuştu.

Bugünü ve 14 mayıs haftasını çoşkuyla kutlar, meslektaşlarımızın meslekte geçirmiş olduğu yılların anısına onlara sarılır tebrik ederdik. Onların heyecanına ortak olurduk. Ancak bu sene meslektaşlarımızla bir araya gelemedik. Yaşanan pandemi sürecinin bir rüya olduğunu ve uyanmak için çabaladığımızı düşünmek istiyoruz.

Dünyada yaşayan insanlar olarak top yekün gözle görünmeyen bir organizmayla mücadeleye kararlılıkla devam ediyoruz. Bu savaşın etkilerini hepimiz yaşayarak tecrübe ediyoruz.

Teknoloji ve tıbbın çok geliştiğini düşünsek de maalesef covid-19'un kesin ve önleyici tedavisinin bulunamaması hala bu alanda yeterli noktaya gelinemediğini bizlere göstermiştir. Dünyada süper güç olarak görülen ülkelerde çok sayıda insan yaşamını yitirmiş ayrıca verdikleri kararların da her zamanki gibi doğru olmayacağını da yaşayarak tecrübe edinmişlerdir.

 

Yaşanan son olaylar eczacılarımızın sağlık sektörünün önemli bir paydaşı olduğunu ve eczacılığın ne kadar önemli bir bilim dalı olduğunu herkese göstermiştir. Eczacılık kısaca, ilacın geliştirilip hastaya sunulmasına ve hastada oluşturduğu etkilerin izlenmesine kadar geçen süreci inceleyen bir bilim dalıdır. Eczacılığın temelinde yeni ilaç moleküllerinin bulunması yatmaktadır. Var olan ve geliştirilen yeni molekül ilaçlarla, insanlığın yaşam standartlarını artırmak, fizyolojik olarak ortaya çıkan sorunları gidermek ve hastalıklardan korunmak amaçlanmaktadır. . Geçtiğimiz asırda bulunan ilaçlar sayesinde insan ömrü uzamıştır. Bu sürede çıkan yeni hastalıklar için de yen ilaç molekülleri geliştirmek için çalışmalar devam etmektedir. 

Değerli Basın Mensupları,

Eczacı ve eczane çalışanlarımızın canları pahasına gayretleriyle İlaç hizmetimizde herhangi bir aksaklık yaşanmadı.

Eczanelerimiz hastalarımızın kolayca ulaşabildiği sağlık alanında bilgi ve hizmet alabildiği yaşam merkezleridir. Hastalık durumunda veya sağlığınızla ilgili bilgi almak istediğinizde hastaneden önce çoğu zaman ilk uğranılan merkez eczanelerimizdir. Pandemi sürecinde ilimizde 472 eczanemizle edindiğimiz tüm bilgileri hastalarımızla paylaştık. Onların pandemiden korunması için neler yapması gerektiğini anlattık. Halkımıza dezenfektanlar hazırlayıp danışmanlık vererek bu sürece uyum sağlanmasını kolaylaştırdık. Kronik rahatsızlığı olan hastalarımıza raporlu ilaçlarını hastaneye gitmeden almalarına yardımcı olduk. Hekimlerimiz, diş hekimlerimiz, hemşirelerimiz, hasta bakıcılarımızla birlikte bu ordunun bir paydaşı olarak mücadelenin en ön safhasında yer aldık. Hatta hastalandık sizler gibi karantinada kaldık. Çocuklarımıza ailemize bulaşmasın diye onlara doyasıya sarılamadık. Onlarla bir arada kalamadık. 7 gün 24 saat 12 ilçemizde başta ilaç olmak üzere, bebek mamaları, anne bebek ürünleri kişisel bakım ürünlerini hastalarımıza ulaştırmak üzere canlarımız pahasına çalışanlarımızla birlikte hizmet verdik vermeye de devam edeceğiz.

İlimzde eczanelerimizden ücretsiz 7 milyon maske dağıttık.

13 Nisan 7 Mayıs tarihleri arasında 7 milyon maskeyi ilimizdeki bütün meslektaşlarımızla vatandaşımıza ulaştırmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Üreticilerden ilaç depolarımıza gelen maskeler buradan eczanelerimize dağıtılmıştır. Eczanelerimize 50li paketler halinde gelen maskeler beşerli şekilde paketlenerek 1,4 milyon vatandaşımıza ulaştırılmıştır. Bu işte emeği geçen başta meslektaşlarımıza, eczane çalışanlarımıza, depo müdürlerimize ve depo çalışanlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.

Maskelerin eczane dışında satılmasını doğru bulmuyoruz.

Gelinen süreçte maskeler ücretli bir şekilde satılmaya başlanmıştır. Medikal malzemeler Sağlık Bakanlığımız tarafından üretiminden tüketimine kadar takip edilmektedir. Maskelerin de medikal malzeme olması nedeniyle, uygun koşullar altında paketlenerek en uygun ortam olan eczanelerimizden satışına devam edilmesini doğru bulmaktayız.

Kamu ve Sanayinin ilaçla ilgili her alanında çalışan meslektaşlarımız yine görevlerinin başında olmuştur.

Bu süreçte hastanelerde çalışan meslektaşlarımız salgınla mücadelede aldıkları sorumlulukları özveriyle yerine getirmişlerdir. Hastanelerimizin ilaç ve sarf malzeme tedariklerinde sıkıntı yaşatmamış, hastalarımızın tedavilerinin zamanında yürütülmesine üst düzey katkı sağlamışlardır.

 

Tedavi süreçlerinde daha fazla sorumluluk almak istiyoruz.

İlaç konusunda uzman kişiler olarak salgın veya doğal afetler sonrasında hastalarımızın ilaca kolay ulaşması ve tedavilerinin başlayabilmesi için daha fazla sorumluluk almak istiyoruz. Salgın sürecinde hekimlerimiz virüsle mücadele ederken hastalarımızın ya tedavileri yapılamamış ya da ertelenmiştir. Bazı hastalıklar için tedavi protokolleri oluşturulmalıdır. Eczacılarımız bu protokollere uygun ilaçları hastalarımıza verebilmeli ve sağlık sisteminde oluşabilecek yüke bugün de olduğu gibi gelecekte de ortak olmaya devam etmelidir.

 

Koruyucu ekipman desteği alamadık.

Eczacılar verdikleri hizmetlerle salgınla mücadelenin piyadeleri olmuşlardır. Ancak hastalarımız ile teması engelleyecek yöntemleri kendileri oluşturmuş ve tedbirlerini kendileri almak zorunda kalmıştır. Bu konuda bakanlıktan yeterli destek alınamamıştır. Bundan sonraki süreçte eczacılarımıza ve çalışanlarımıza koruyucu ekipman desteği Sağlık Bakanlığı tarafından sağlanmalıdır.

 

e-reçete uygulaması bu süreçte yaygınlaştırılmalıdır.

E-reçete 2013 yılında yürürlüğe girmiştir. Hekimlerimiz reçeteleri elektronik ortamda oluşturmaktadırlar. Hastalarımız verilen reçete kodları ile ilaçlarını herhangi bir belgeye ihtiyaç duymadan eczanelerimizden alabilmektedir. Bu süreçte halen kağıt reçeteler gelmektedir. Hastalarımızla teması, hastalarımızın eczanelerle temasını en aza indirecek bir uygulama olan e-reçete uygulamasının salgın sürecinde taviz verilmeden devam ettirilmesi gerekmektedir. Ayrıca devam reçetelerinde hastalarımızdan alınan imza yerine farklı kontrol mekanizmaları oluşturulmalıdır.

 

SGK’ya uyguladığımız iskontolar sıfırlanmalı ve Eczane Hizmet Bedelleri artırılmalıdır.

Salgın sürecinde eczacılarımızın kendileri tarafından aldıkları önlemler ve hastane etrafındaki meslektaşlarımızın bu süreçte çalışamaması nedeniyle ekonomik anlamda zor süreçlerle karşı karşıya kalabileceklerdir. Bu nedenle sağlık çalışanlarına yapılan ek ödemelerin benzerini de SGK’dan talep ediyoruz. Sosyal güvenlik kurumu ile Birliğimiz arasında yapılan İlaç Alım Protokolüne istinaden geri ödemelerde yapılan iskontoların pandemi sürecinde sıfırlanmasını ve reçete başına uygulanan eczane hizmet bedellerinin artırılmasını talep ediyoruz.

 

Bilimsel çalışmalara daha fazla imkan tanınmalıdır.

Dünyadaki ve ülkemizdeki bilim insanları virüsle mücadele için aşı ve ilaç çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar. Normal hayata dönebilmemiz için aşı çalışmalarının son bulması ve insanlara uygulanabilmesi gerekmektedir. Ancak şu an için zamana ihtiyacımız var. Aşı ve ilaç konusunda Ülkemizde yapılan çalışmaların olumlu sonuç vermesi durumunda ülkemize ekonomik katkı sağlayacaktır. Ayrıca bilimsel ve sosyal anlamda büyük prestij getirebileceği gibi tedavide elde edinilen başarıyı da pekiştirecektir.  Salgın bittikten sonra ilaç alanında AR-GE çalışmalarına daha fazla bütçe ayrılmalı ve bilim insanları araştırma yapması için teşvik edilmelidir. Bilimsel çalışma yapmayan üniversitelerde derhal kapatılmalıdır.

 

Salgın sürecini en kısa sürede atlatmak istiyoruz. Bunu başarmak hepimizin elinde. Bizler sizler için salgınla mücadele ediyoruz. Sizler de bizim için sosyal mesafenizi korumaya ve önlemlerden ödün vermeden uygulamaya özen gösteriniz.

 

 

 

KOCAELİ ECZACI ODASI

03 Eylül 2020 - Okunma Sayısı : 138