BASIN AÇIKLAMASI
Değerli Basın Mensupları,
Anadolu topraklarında eczacılık 180 yaşında… Mekteb-i tıbbiye-i şahane’de ilk eczacılık sınıfının açıldığı 14 Mayıs1839 yılı baz alınarak bilimsel eczacılığı biz eczacılar 14 Mayıs Eczacılık bayramı olarak büyük bir coşkuyla kutlamak için çalışıyoruz.
Bizler sosyal bir devlet tarafından sağlığın herkese eşit ve parasız olarak sunulmasını savunuyoruz. Verdiğimiz ilaç hizmetinin de herkese ulaşılabilir olması için ülkemizin her köşesinde hizmet vermeye çalışıyoruz. Geride bıraktığımız yıl döviz kurlarında yaşanan dalgalanmaların maalesef mesleğimize ve hastalarımıza da tsunami şeklinde yansımaları görülmüştür. İlaç etken maddelerinin yurtdışından döviz cinsinden alınmakta, ülkemizde kullanılabilir forma dönüştürülerek piyasaya sunulmaktadır. Sınırlı sayıdaki ilaçlar da yurtdışından ithal edilmektedir. İlaç fiyatlarını, Sağlık Bakanlığımız tarafından belirlenmekte olup ilaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan euro kuru güncel kurun yarısı bile değildir. Firmalar bu nedenle ya ilaç üretmemiş ya da ürettiği ilaçları piyasaya sürümünü yavaşlatmıştır. Bu da onlarca kalem ilacın teminin de büyük sıkıntılar yaşanmasına sebep olmuş ve halen de bazı kalemlerde yaşanmaya devam etmektedir. Bu dönemde olmayan ilaçlara grip soğuk algınlığı, tansiyon ilaçları, antibiyotikler, göz damlaları, kanser ilaçları örnek verilebileceği gibi hastanelerimizde kullanılan anestezik maddelerin de bulunamadığı gözlenmiştir. Bizim dahlimiz olmayan bu durum karşısında başta hastalarımız olmak üzere tüm meslektaşlarımız büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalmıştır. Hastalarımızın ilaçlarını bulmak için büyük çaba sarf etmekteyiz. Bu sıkıntıların bir daha yaşanmaması için tecrübelerimizin de değerlendirilmesini ve paydaşlarımızla birlikte ortak bir akılda karara varılarak hastalarımıza derman olacağına inanıyoruz.
Ayrıca döviz kurunda yaşanılan/yaşanılacak yukarı yönlü bir hareket yukarıda bahsettiğimiz sıkıntılar nedeniyle geleceğimizi ve sağlığımızı da tehlikeye atması muhtemeldir. Ayrıca ilaç etken maddelerinin temin edilen ülkelerde de fiyatının artması nedenli ilaç tedariğinde yeni sıkıntıların da gündeme geleceği düşünülmektedir.
Ülkemizde tüm vatandaşlarımız sosyal güvenlik çatısı altındadır. Hastalarımız hekimlerimiz tarafından verilen medikal tedaviyi harfiyen yerine getirmelidir. Tedavinin yarım bırakılması veya yeni ilaçların eklenmesi gibi durumlarda mutlaka evde bulunan ilaçların değerlendirilmesi hem ülke ekonomisine hem de vatandaşlarımızın ekonomisine katkı sağlayacaktır. Ancak enflasyonun artmasıyla birlikte hastalarımız cebinden çıkan ücretin de artmasına neden olmaktadır.
Ülkemiz de sağlık okuryazarlığının ilkokul düzeyindedir. Bu nedenle acil servislere başvuru sayısı Avrupa ve amerikayla kıyaslanamayacak ölçüde fazladır. Bu da acil servislerde acil hastalarımıza müdahalenin aksamasına aynı zamanda sağlıkta şiddetin de artmasına neden olmaktadır. Hastalarımız sağlıyla ilgili bilinçlenmesi gerekmektedir. Sağlık uzmanı olmayan kişilerce önerilen ürünleri eczane dışından kesinlikle temin etmemeli ve kullanmamalıdır. Televizyon da çıkan sağlık haberlerinde algı yönetimi yapıldığından her habere dikkate alamamalarını önemle vurgulamak istiyoruz. Sağlığın ticareti olamaz. Kanıta dayalı tıbbın uygulanması için hekimlerimizle birlikte sağlığınızı korumaya ve sağlıklı bir toplum oluşması için sürekli değişmeye ve gelişmeye çalışıyoruz.
Televizyon, dergi ve sosyal medyada sağlıkla ilgili haber yapan kişilerin ehliyetli kişiler olması gerekmektedir. Bunların yanlış bilgilendirmesi sonucu hem birey hem toplum sağlığını tehlikeye soktuğu gözlenmektedir. Son dönemde aşılmayla yapılan karalama kampanyaları sonucu birçok hasta aşılamayı reddetmektedir. Bunun sonucunda uzun yıllardır görülmeyen hastalıkların tekrar görülmesine neden olmuştur. İnsan ömrünü uzatan bilimsel olarak kanıtlanmış bu tür ilaçların uygulanması elzemdir.
Değerli Basın Mensupları,
Son 15 yılda mantar gibi eczacılık fakülteleri açılmıştır. Bunların birçoğunda fiziksel altyapıları uygun değildir. Birçoğunda eczacı kökenli öğretim görevlileri de bulunmamaktadır. Mesleğimizde görülmeyen işsizlik hastalığı birkaç yıl sonra görülmesi kaçınılmazdır. Kamu ve özelde istihdamların artırılmaması veya var olan istihdamlarda iyileştirmelerin yapılmaması durumunda mezun olacak arkadaşlarımız ülkemiz kronik sorunuyla karşı karşıya kalacaktır. İhtiyaçlarımız ölçüsünde öğrenci alınması gerekmektedir. Tıp fakültesinde okuyabilmek için gerekli olan ilk 50bin sınırlamasının bir benzerinin de eczacılık için uygulanması gerekmektedir. Mevcut üniversitelerimizin de arge çalışmaları yaparak yeni ilaç moleküllerin bulunması ve geliştirilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca gelecek yıllarda kişiye özgü ilaçların kullanılması için çağın gereksinimlerinin yakalanması gerekmektedir. Bunların yapılması halinde cari açığın %6 sını oluşturan ilaç harcamalarının azalmasına katkı sağlayacak ihracatımıza büyük destek olacaktır.
Kamuda çalışan meslektaşlarımız milyonluk ihalelere imza atmaktadır. Hastanelerimizin bütün sarfiyatlarını en uygun ve rasyonel kullanılmasına büyük çaba sarf etmektedirler. Ayrıca yatan hastalarımızın ilaçlarının doğru ve zamanında verilebilmesi için servis hemşirelerimizle birlikte nöbet tutmaktadırlar. Ancak bu çaba ve emek karşısında gereken karşılığı alamadıkları görülmektedir. Kamuda çok fazla sayıda eczacı meslektaşımız istifa etmektedir. Kamuda çalışan meslektaşlarımızın tavan ek ödeme kat sayılarının diş hekimlerin de olduğu gibi ayarlanması gerekmektedir. Hekim ve Diş tabiplerinin emekli aylıklarına yapılan iyileştirmelerin meslektaşlarımız için de yapılmalı bu ayrımcılığa son verilmelidir. Kamu ve özel hastanelerin yatak kapasitelerine oranla eczacı istihdamı artırılmalıdır. Sağlık müdürlüklerinde eczacılık şube müdürlüklerine sadece meslektaşlarımızın atanmasının sağlanması gerekmektedir. Özel sektörde, sanayide, üretimde çalışan meslektaşlarımızın da özlük hakları iyileştirilmelidir.
Eczanelerimiz dışına çıkarılan ürünler nedeniyle halk sağlığımız tehlike altındadır. Özellikle gıda takviyeler, eklem içi sıvılar, bebek mamaları ve aşıların eczanelerden satışı sağlanmalıdır. Özellikle bilinçsiz kullanılan gıda takviyelerinin ilaçla birlikte kullanımında oluşabilecek olumsuz durumların geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceği gibi kamu harcamalarını da artıracaktır. Bu nedenle bu ürünlerin eczacı danışmalığında kullanılması Sağlık Bakanlığın’ca ruhsatlandırılması ve kontrol edilmesinin bu sıkıntıların önüne geçeceğine inanıyoruz.
En büyük tehlikeyi internetten satılan ürünler oluşturmaktadır. Nereden temin edildiği, içinde ne olduğu bilinmeyen, saklanma ve tedarik koşullarına uygun olmayan şekilde temin edilen ürünler insan sağlığını tehlikeye atmaktadır. İnternetten alınan ilaç değil zehir olmaktadır.
Ayrıca başlıca besin kaynaklarımızdan hayvansal kaynaklarımızda da bilinçsiz ilaç kullanımı halk sağlığını olumsuz etkileyebilecektir. Veteriner ilaçlar tedavi eden kurum tarafından tedarik edilebilmekte ve yine kendileri tarafından uygulanmaktadır. Bunun doğru olmadığını düşünüyor ilaç konusunda tek yetkin kişinin eczacı olması nedeniyle eczanelerimizden verilmesinin elzem olduğunu düşünüyoruz.
Yıllar önce eczanelerimizden alınan kemoterapi ve günübirlik ilaçlarının da tekrar eczanelerden temin edilmesi gerekmekte bunun eczane ekonomilerine can suyu olacağı kanaatindeyiz.
Değerli basın mensupları,
Bu Pazar günü canından can veren yeri geldiğinde canından can giden bizleri yetiştiren meleklerimiz annelerimizin anneler gününü kutladık. Anne adayı olabilmek için birçok bayanın yolu eczaneden geçmektedir. Anneliğe atılan bu mutlu anı çoğu zaman ilk öğrenen bizler oluruz. Bebeklerini kucaklarına alana kadar geçen sürede hekimlerimizin verdikleri tedavileri uygulanmasında hep yanlarında olarak sağlıklı bir gebelik geçirmelerine küçük de olsa bir katkı sağlarız. Yavruları dünyaya geldiklerinde ihtiyaçları olan tüm gereksinimleri karşılamaya çalışırız. Ülkemizin 26000 bin noktasında gece gelen gaz şikayetlerini azaltmak için, diş çıkardıklarında huzursuzluklarına ortak olmak için, ilk adımda düştüklerinde merhem olmak için, ilk aşılarında ateşlerini düşürmek için anne ve babalarımıza destek olmaya çabalıyoruz. Bu süreçte en iyi besinin anne sütü olduğunu, bunun artırılması için neler yapılması gerektiğini annelerimizle paylaşmaktayız. Anne sütünün yanına ek gıdaya geçildiği zaman gece biten mamanın, kırılan biberonun, dişlenen emziğin, bebeklerimize uygun cilt ürünlerinin 7 gün 24 saat bulunacağı tek adrestir eczanelerimiz. Geleceğimiz olan bebeklerimizin gözünüz gibi sakınmaya onlarla hatırlanacak güzel anılar biriktirmeniz için tecrübe ve bilgilerimiz paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.
Bu vesileyle Eczane en güvenilir yerdir diyerek tüm meslektaşlarımın eczacılık günü kutluyor bizlerin bu günlere gelmesini sağlayan Mustafa Kemal, silah arkadaşları ve aziz şehitlerimize şükranlarımı sunuyorum.
Kocaeli Eczacı Odası
Yönetim Kurulu
