ODA BAŞKANIMIZIN 14 MAYIS ECZACILIK GÜNÜ BASIN DUYURUSU

Değerli Basın Mensupları,

Bilimsel Eczacılığın 184. Yılını içimizdeki yangının acısı hala soğumamış bir şekilde kutluyoruz. Şubat ayında meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz. 99 yılında bu acıyı en ağır şekilde yaşamış bir şehir olarak, bu denli yıkım ve can kayıplarının bir daha yaşanmaması için yapılan uyarıların dikkate alınmadığını maalesef en acı şekilde yaşayarak gördük.

Depremler nedeniyle 44 meslektaşımızı kaybettik. Hepsini saygıyla ve rahmetle yad ediyoruz. Birçok meslektaşımızın eczanesi yıkıldı ya da kullanılamaz duruma geldi. Depremin ardından Türk Eczacılar Birliğimiz ve Odalar olarak depremden zarar görmüş vatandaşlarımızın ilaç ve sıhhi-tıbbi malzeme sıkıntısı çekmemesi için çalıştık. Birliğimizin bir tane Eczane Tırı ve 25 Konteyner Eczanesiyle bedelsiz ilaç hizmetini deprem bölgesinde ayakta kalan eczanelerimiz açılana kadar sürdürdük.

Kocaeli Eczacı Odası olarak Hatay ilimizin Defne İlçesinde depremin 5. gününde çadır eczanemizi kurduk. 40 gün boyunca 65 eczacımız, teknisyenimiz ve üniversite öğrencimiz olmak üzere kurduğumuz eczanede ilaç hizmetini kesintisiz bir şekilde sürdürdük. Bu ilaçların temin edilmesini üyelerimizin bağışlarıyla sağladık. Hatay’daki vatandaşlarımıza bedelsiz bir şekilde ilaç ve her türlü tıbbi –sıhhi malzemeyi temin ettik. Bugün orada görev alan gönüllü olan arkadaşlarımıza plaket takdim edeceğiz. Sizlerin huzurunda burada ilaçları bağışlayan, odamızda ilaçları tasnif eden, deprem bölgesine gidemese de yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkür ederiz.

Değerli Basın Emekçileri,

Eczacılık olarak zorlu bir kışı geride bıraktık. 2021 yılının aralık ayında başlayan ilaç yokları maalesef 2022 yılında Eylül ayında başladı. Depoda her 4 ilaçtan birini şu nedenlerle bulamadık;

  • Pandemi sonrası dünyada yaşanan enflasyonun ülkemizde daha yüksek oranda yansıması
  • Dolar kurunun yüksek seyretmesi, ancak ilaç fiyat kararnamesinin kura göre zamanında güncellenmemesi
  • Viral enfeksiyonların artışından kaynaklı hastaların sayının fazla olması
  • İlaç sanayimizin rekabet gücünün düşük olması kaynaklıdır.

Hastalarımızın gün boyunca eczane eczane dolaştığına şahit olduk. Bunların oluşmaması için çok önceden çağrılarda bulunsak da çağrılarımızın hepsinin görmezden gelindiğine tanıklık ettik.

Pazar günü ülkemiz için çok önemli bir seçim sürecini yaşayacağız. Sağlık sektörünün son paydaşı olarak seçilecek hükümetten taleplerimizi sizlerle iletmek istiyoruz;

  • Ülkemizin dış ticaret açığının %3,11 ini ilaç oluşturmaktadır. İlaç ihracatımız ithalatımızın %36sını karşılamaktadır. Bu nedenle Ülkemizin ilaç alanında dünyayla rekabet edecek bir güce erişmesi için gerekli ar-ge merkezlerinin güçlendirilmesi, teşvik edilmesi, yenilerinin kurulması gereklidir. 3 hafta önce açılan Tubitak Aşı ve İlaç Geliştirme Merkezinin aktif şekilde siyasetten uzak çalışmasının sağlanmasını istiyoruz.
  • 2005 yılında 9 olan eczacılık fakülte sayısı bugün 60 olmuştur. 18 yılda fakülte enflasyonu yaşanmıştır. Fakültelerimizde eczacılık mezunu öğretim görevlisi sayısı da giderek azalmıştır. Pandemi ve deprem nedenleriyle pratik yapması gereken meslektaşlarımız laboratuvar göremeden mezun olmuşlardır. Ayrıca mezun eczacı sayımız giderek artarken işsiz meslektaşlarımızın sayısı artacaktır. Bu nedenle 2035 mesleki insan işgücü perspektif çalışması yapılarak eczacılık için ihtiyaç duyulan eczacı sayısının belirlenmesi gerekmektedir. Akredite olamamış eczacılık fakültelerinin öğrenci alımının durdurulması, üniversitelerin üretim yapması için ekonomik olarak güçlendirilmesi, eczacılık sanayisi için öğrenci yetiştirilmesini istiyoruz.
  • Kamuda çalışan eczacılarımıza geçtiğimiz yılda özlük hakları konusunda adaletsizlik yapılmıştır. Aynı bakanlıklarda çalışan doktorlarımıza ve diş hekimlerimize yapılan kat sayı değişikliklerinin eczacı meslektaşlarımıza yapılmamıştır. Hastanede çalışan meslektaşlarımız hastaların tedavisinin aksamaması için canla başla çalışırken, pandemide en ön safta yer alırken bugün yapılan bu adaletsizliğin son bulmasını istiyoruz.
  • Eczacı aldığı eğitim gereği birçok alanda çalışabilecek donanıma sahiptir. Bununla ilgili birliğimizin yaptığı çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmalar doğrultusunda kamuda eczacı kadrolarının açılması sağlanarak eczacı iş gücünün doğru yönetilmesini istiyoruz.
  • Sağlık harcamalarının kısıtlanması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Sağlık Uygulama Tebliğindeki değişiklerinden ötürü hasta ve eczacı mağduriyetleri yaşanmaya devam etmektedir. Hastalarımız a yeni nesil ilaçları kullanamadığı gibi geçmiş yıllara dönük incelemelerden ötürü karşıladığı reçetelerle ilgili meslektaşlarımız zarara uğramaktadır. Doktorlarımızın uygun gördüğü tedavi kapsamında hastalarımızın ilaca erişimindeki engellerin kaldırılmasını, reçetelerimizin zamanında kontrol edilmesi için SGK ya eczacıların istihdamının artırılmasını, meslektaşlarımızın aldıkları provizyonlardan yıllar sonra sorumlu tutulmamasını istiyoruz.
  • Vitamin ve gıda takviyeleri reçete gerektirmediğinden, çoğu insan zararsız olduklarını düşünmektedir. Ancak “Eat This, Not That” – “Bunu değil, onu yiyin” adlı web sayfasının The New England Journal of Medicine’da yayınlanan bir araştırmaya dayandırdığı haberine göre takviyelerin getirdiği yan etkiler, her yıl yaklaşık 23 bin kişinin acil servise başvurmasına sebep oluyor. Web sayfasındaki habere göre acil servise başvurmasanız dahi çok fazla besin takviyesi almak ciddi rahatsızlıklara sebep olabilmektedir. Bu nedenle bu tarz takviyelerin üretiminde kullanılan maddelerin kimyasallardan arındırıldığının kontrol edilmesini, yardımcı maddelerin sağlığımıza zarar vermediğinden emin olunmasını, ambalaj malzemelerinin ürüne zarar vermediğinin kontrol edilmesini ve bilinçli ve doğru kullanımının sağlanması için sağlık uzmanı olan eczacı danışmanlığında verilmesini istiyoruz.
  • Her 5 eczacıdan 4’ü kredi kullanarak eczanesini ayakta tutmaya çalışıyor. Ayrıca depremde eczanesini kullanamayacak hale gelen eczacılarımızın bir kısmı konteynerlerde çalışmaya başlasa da bölgedeki nüfusun azalması nedeniyle ayakta durmakta zorlanmaktadır. Meslektaşlarımız için de uygun şartlarda kredilerin sağlanmasını, istihdam desteğinin sağlanmasını, deprem bölgesindeki meslektaşlarımız için vergi muafiyetinin sağlanması ve personellerimizin işveren payının SGK tarafından karşılanmasını istiyoruz.

Değerli Basın Emekçileri,

Yapay zekâ uygulamaları bugün gündem olsa da sağlık için insanın olduğu her yerde bir eczacı mutlaka olacaktır. Bu nedenle bilimsel eczacılığımızın 184. yılı tüm meslektaşlarımız için kutlu olsun. Seçimlerin başta vatanımız, milletimiz ve mesleğimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.

 

Kocaeli Eczacı Odası

Yönetim Kurulu Başkanı

Ecz. Bilal Arpacı

12.05.2023

13 Mayıs 2023 - Okunma Sayısı : 346