( ÖNEMLİ ) ECZACI KAMUOYUNA

      

15 Temmuz 2005'te yürürlüğe giren ilaç fiyatlarındaki  %8,83 ucuzlama, Türkiye'deki eczacıların kendi özvarlığı olan stoklarından %8,83  zarar etmelerine neden olmuştur. Geçmişte eczacılar değişik nedenlerle yapılan ilaç fiyat indirimlerinde de haklarını tam olarak alamamış ve mağdur edilmişlerdir. İlacın fiyatlandırma noktasında eczacılar pahalı ilaca karşı çıkmışlar, her zaman ucuz ve alınabilir ilacı savunmuşlardır.

Büyük sermayeli ilaç dağıtım kurumlarının stoklarında, ucuzlamayla ortaya çıkan kayıplar, ilaç sanayii tarafından karşılanmıştır. Ancak kısıtlı sermayeleri ile halk sağlığına hizmet sunan eczanelerin kayıpları firmalar tarafından görmezlikten gelinmiştir.

Türkiye'deki yaklaşık 23.000 eczane sahibi eczacının mütevazı sermayesinden bir anda %8,83 kaybetmesi küçümsenmeyecek bir kayıptır ve eczacılar bu durumdan son derece rahatsızdır. Türkiye'de Sağlık Bakanı ve sorumlu konumdaki diğer yetkililer, eczacıların uğradıkları zararın ilaç firmaları tarafından karşılanması gerektiğini söylemişlerdir. Türkiye kamuoyunun duyguları da bu doğrultudadır.

 Uygulamanın başlangıç tarihi olan 15 Temmuz 2005'ten bu yana yaklaşık iki hafta geçmesine karşın, eczacıların beklentileri doğrultusunda zararın karşılanması yoluna gidilmemiştir. Bazı firmalar, sadece 1-14 Temmuz 2005 günleri arasındaki 14 günlük depo çıkışları baz alınarak, eczacıların zararını tazmin edebileceklerini ifade etmektedirler.  Oysa, eczacıların minimum düzeyde dahi olsa zararlarının karşılanabilmesi için, 1 Haziran 2005 ile 14 Temmuz tarihleri arasındaki 45 günlük depo çıkışları baz alınarak, aldıkları tüm ilaç bedellerinin %8,83'ünün eczacılara geri ödenmesi gerekmektedir. Eczacıların haklı beklentileri bu noktadadır.

Uygulamanın başından beri Türkiye’deki eczacıların beklentilerine karşın TEB, girişimlerde bulunup soruna sahip çıkması ve gerekirse eczacıları eyleme sokması beklenirken, sessizliğini korumaktadır. 22 Temmuz 2005’te Ankara’da yapılan Başkanlar Kurulu'nda karar alınmasına karşın ortak bildiri yayınlanmamış ve ilgili yerlere gerekli yazılar yazılmamıştır.

Türkiye’de eczacı odalarının olup bitene seyirci kalmaları mümkün değildir.

Bu koşullar altında bizler; İstanbul, Ankara, İzmir Eczacı Odaları olarak üyelerimize ve Türkiye'deki tüm eczacılara yapılan bu haksızlığı kabul etmeyeceğimizi, karşı çıkacağımızı ve bu konuda sorumluluğu olan tüm firmalara karşı gerekli tedbirleri üyelerimizle birlikte alacağımızı Eczacı Kamuoyuna bildiriyoruz. Türkiye’deki tüm Eczacı Odalarını da bu birlikteliğe davet ediyoruz. Saygılarımızla.

İSTANBUL ECZACI ODASI, ANKARA ECZACI ODASI, İZMİR ECZACI ODASI BURSA ECZACI ODASI, KOCAELİ ECZACI ODASI, SAMSUN ECZACI ODASI, KASTAMONU ECZACI ODASI, ÇORUM ECZACI ODASI, AYDIN ECZACI ODASI, AFYON ECZACI ODASI, KAYSERİ ECZACI ODASI

29 Temmuz 2005 - Okunma Sayısı : 2020