ÖYKÜ'YE İLAÇ OLMAK İÇİN KAN BAĞIŞINA BEKLİYORUZ!

700
 
 
Odamız Türk Kızılay'ı yetkilileriyle bir kan bağışı organizasyonu düzenlemiştir. Kan bağışlamak isteyen üyelerimizi 26 Şubat 2019 Salı günü 10:00 - 17:00 saatleri arasında Oda Merkez Binamıza bekliyoruz. Kan ve kök hücre bağışı hakkında Türk Kızılayından gelen bilgilendirme metni aşağıdaki gibidir;
 
 
KAN BAĞIŞI NASIL YAPILIR?
 
 
Kanın kaynağı yalnızca insandır. Sizde bir ünite kan bağışında bulunarak üç kişinin hayatını kurtarabilirsiniz.
18–65 yaş arasında, 50 kg. üstünde herhangi sağlık problemi bulunmayan herkes kan bağışında bulunabilir.
 
 
Kan bağışı süreci dört adımda gerçekleşir;
 
 
Kayıt
Kan bağışçısı olup olmayacağınızı belirlemek için Bağışçı Bilgi Formu'nu doldurmanız gerekmektedir.
 
 
Doktor Muayenesi
Doktorlarımız doldurduğunuz formu değerlendirerek sizi kısa bir muayeneden geçirir.
 
 
Kan Alma İşlemi
Uygulanan testler ve alınan bilgiler sonucunda, şartlarınız uygun ise kan alma aşamasına geçilir. Uzman hemşirelerimiz özel tasarlanmış yataklarda, hijyenik şartlarda ve tek kullanımlık malzemelerle kan alma işlemini gerçekleştirirler.
 
 
İkram ve istirahat
Rahatınız için özel olarak hazırlanmış ikram bölümümüzde 10-15 dakika boyunca dinlenmeniz faydalı olacaktır. Bu sırada ikram edeceğimiz meyve suyu, sıvı kaybının giderilmesinde etkilidir.
 
 
Kan Bağışı Ne Kadar Sürer?
Bütün işlemler ortalama 30–35 dakika sürer. Hayat Kurtarmak Bu Kadar Kolaydır!
 
 
SIK SORULAN SORULAR
 
 
·         Kimler kan bağışlayabilir?
·         18–65 yaş arası önemli bir sağlık problemi bulunmayan, vücut ağırlığı 50 kg'ın üzerinde olan kişiler.
 
 
·         Ne sıklıkla kan verilir?
·         Üç ay ara ile yılda dört kez kan bağışlanabilir.
 
 
·         Kan bağışlamaya gelirken yanımda neler getirmeliyim?
·         Resmi kimlik belgesi yeterlidir. (Yasal zorunluluk)
 
 
·         Kan bağışı ne kadar zaman alır?
·         Kayıt, muayene, kan verme ve ikram işlemlerinin hepsi yaklaşık 25 – 30 dakika sürer.
 
 
·         Acı hisseder miyim?
·         Evet çok az; sadece bir iğnenin vucuda girerken ortaya çıkartığı acı kadar. Kan verme işleminde farklı bir acı hissi yaratacak herhangi bir işlem yapılmamaktadır.
Ama büyük acılar yaşamaktansa küçük acılara katlanmak gerekir.
 
 
·         Her bağışımda formu doldurmam gerekli mi?
·         Evet.  Bu formdaki sorulara vereceğiniz samimi ve doğru cevaplar yapılacak tüm tarama testlerinden daha değerlidir.
 
 
·         Vücudumda ne kadar kan var?
·         Erişkin bir insanda ideal kilosunun % 8'i kadar kan vardır. Pratik olarak 5000–6000 ml olarak hesaplanır.
 
 
·         Ne kadar kan alınıyor?
·         1 Ünite 450 ml. (405–495 ml.) Ortalama bir insan vücudundaki kanın 1/13 kadarı alınır.
 
 
·         Sarılık geçirdim, kan bağışlayabilir miyim?
·         B ve C tipi sarılık geçirenler hiçbir zaman kan bağışı yapamazlar.
 
 
·         Kan bağışladıktan sonra herhangi bir değişiklik hisseder miyim?
·         Tavsiyelere uymuş iseniz yarım saat içerisinde günlük aktivitelerinize dönebilirsiniz. Ancak aşırı dikkat gerektiren; uçak pilotu, iş makinesi operatörü,
şoförlük gibi mesleklerde çalışanlar ve sporcuların kan bağışladıkları gün istirahat etmeleri önerilir.
 
 
·         Kansız kalır mıyım?
·         Hayır, bağış öncesi yapılan test sonucu kan düzeyi düşük (anemik) kişilerden kan alınamaz.
 
 
·         Kanım kullanılmadan önce test ediliyor mu?
·         Mutlaka!
·         HIV (AIDS), HCV ( C tipi sarılık), HBV (B tipi sarılık), Frengi (Sfilis)ve Kan grubu testi her bağışta yapılır.
·         Lütfen (herhangi bir şüpheniz nedeniyle) test sonucunuzu öğrenmek için kan bağışlıyorsanız bunu yapmaktan vazgeçiniz.
 
 
·         Test sonuçlarım pozitif (+) bulunmuşsa?
·         Paniğe kapılmayın, bu durumda doğrulama testleriniz yapılarak kan merkezi doktoru tarafından size bilgi verilecektir.
 
 
·         Kilo alır mıyım, verir miyim?
·         Hayır. Kan bağışının bilimsel olarak kanıtlanmış bu tür yan etkileri yoktur.
 
 
·         Kan bağışladığım zaman AIDS veya herhangi bir hastalık bulaşır mı?
·         Kan alım işleminde kullanılan iğneler tek kullanımlık ve sterildir. Bu nedenle AIDS gibi herhangi bir hastalığın bulaşma riski yoktur.
 
 
KAN BAĞIŞINDAN SONRA
 
 
Kan bağışı günlük yaşantınızın akışında önemli bir değişikliğe yol açmayacaktır. Ancak yine de aşağıdaki konulara dikkat edilmesi gerekir;
 
 
·         İlk 4 saat boyunca her zaman olduğundan daha çok sıvı almaya çalışın.
 
 
·         Kullanıyorsanız 90 dk geçmeden sigara içmeyin. Baş dönmesi, bulantı gibi şikâyetlere yol açabilir.
 
 
·         İlk birkaç saat kan verdiğiniz kolunuzla ağır şeyler taşımayınız. Bu kanamaya neden olabilir.
 
 
·         Kan bağışladığınız gün; ağır spor faaliyetleri yapmayınız, aşırı sıcak ortamlarda (hamam, sauna vb.) bulunmayınız.
 
 
·         Pilot, ticari araç şoförleri, iş makinesi operatörleri, yüksek yerlerde bedeni faaliyet gösteren vb. kişilerin
 
 
kan bağışladıktan sonra 24 saat işlerine ara vermeleri önerilir.
 
 
KÖK HÜCRE BAĞIŞI
 
 
TÜRKÖK                                                                 
TÜRKÖK, T.C. Sağlık Bakanlığı’nın, kemik iliği nakli bekleyen hastalar ve çok sayıda gönüllü vericiye ait doku grubu antijeni bilgilerinin depolandığı Kemik İliği Bankasının (KİB) kurulması ve kemik iliği nakli ile ilgili merkezler arasında koordinasyonun sağlanması için oluşturduğu TÜRkiye KÖk Hücre Koordinasyon Merkezi’nin adıdır. Bu merkeze, gönüllü kemik iliği veya periferik kök hücre bağışçılarının kazanılması Türk Kızılayı tarafından sağlanmaktadır.
 
 
Kök Hücre Bağışçısı Kazanımı çalışmaları “Ulusal Kan ve Kan Ürünleri Rehberi” çerçevesinde gerçekleşmektedir.
 
 
Türk Kızılayı, “Kök Hücre Bağışçısı Kazanımı” görevine, bünyesindeki Bölge Kan Merkezlerinde kurduğu 12 Gönüllü Verici Merkezi ile hazırlık çalışmalarını tamamlamasının ardından 13.08.2014 tarihinde aktif olarak başlamıştır.
 
 
Kök Hücre
Yaşam boyu kendi kendini yenileme ve farklı, tamamen olgun hücrelere dönüşebilme kapasitesine sahip hücrelerdir. İhtiyaç olduğu zaman kendilerinden sonraki hücrelere farklılaşarak, hücrelerin gelişimini, olgunlaşmasını ve çoğalmasını sağlarlar.
 
 
Erişkin kök hücrelerden olan hematopoetik kök hücreler;
           -Tüm kan hücrelerine farklılaşabilirler.
           -Kemik iliği, kan ve göbek kordonundan elde edilirler.
           -Uygun koşullarda dondurularak canlılığını korurlar.
 
 
Damar yolu ile verildiğinde kemik iliğine yerleşir ve hematopoezi (kan hücrelerinin oluşumu) başlatırlar.
HLA, bir kişinin dokusunun diğer bir kişiye ne kadar uyduğunu gösterir. HLA doku tipi kalıtsal olup, kişinin kardeşleri, varsa ikizi en iyi eşleşme ihtimali olan kişilerdir. Hastanın ailesi içerisinde eşleşme bulunamaz ise tarama sizin gibi akraba olmayan kişiler arasında yapılmaya başlanır. Bir bağışçının, bir hasta için uygun olduğunun belirlenmesi, HLA doku tiplerinin eşleşmesi ile olur. Bağışçı ve hastanın HLA sonuçlarının yüksek oranda eşleşmesi, en iyi nakil sonucunun alınmasına neden olur. 
 
 
Kök Hücre Tedavisi Uygulanan Hastalıklar
           -Kemik iliği kanserleri
           -Lenfomalar
           -Çeşitli organ kanserleri
           -Kemik iliğinin yetersiz çalıştığı veya çalışmadığı durumlar
           -Kalıtsal anemiler
           -İmmün yetersizlikler
           -Kalıtsal metabolik hastalıklar
 
 
Bağışçı olmak isteyen bir kişi
1-18-50 yaş aralığında olmalıdır.
2- Sağlıklı bir kişi olmalıdır. (Hepatit B, Hepatit C ve Sifiliz hastalığı geçirmemiş olan, kronik hastalığı bulunmayan, kanser, HIV ( AIDS ) tanısı almamış olan kişiler)  
 
 
Kök Hücre Bağışçısı olmak için;
Başvuru sonrası bir bilgilendirme görüşmesi yapılır. Eğer bağışı kabul ederseniz, Gönüllü Kök Hücre Bağışçısı Bilgilendirme ve Onam Formunu doldurup imzalayarak bu bağışı resmi olarak onaylamanız sizden istenir ve ardından 3 tüp kan örneği alınır. Türk Kızılayı tarafından kan örnekleriniz HIV, Hepatit ve Sifiliz gibi enfeksiyon hastalıkları açısından test edilir. Bu hastalıkların varlığı tespit edilir ise bağışçı olamazsınız ve bu konuda bilgilendirilirsiniz. Eğer enfeksiyöz hastalıklar açısından test sonucunuz negatif ise kan örneğiniz HLA (insan lökosit antijeni) doku tipinizin belirlenmesi için TÜRKÖK Doku Tiplendirme Laboratuvarı’na gönderilir ve test sonuçları Kemik İliği Bankası’na aktarılır.
 
 
Periferik kök hücre veya kemik iliği nakli bekleyen hastalar için bağışçı adayı olmak istiyorsanız ülkemizde ve dünyada nakil olmayı bekleyen herhangi bir hasta için sizin verileriniz de değerlendirmeye alınacaktır.
 
 
Eşleşme ve Nakil Süreci ile ilgili Açıklamalar:
1. Bilgilendirme Görüşmesi: Bir hasta için, en iyi eşleşme olan bağışçı adayı olduğunuzun TÜRKÖK taramalarında tespit edilmesinden sonra, koordinasyonu sağlayacak olan Türk Kızılayı yetkilisi tarafından sizinle bir görüşme gerçekleştirilir. Görüşme sonrası doku uyumunuzun yeniden değerlendirilmesi için sizden yeni kan örnekleri alınır ve TÜRKÖK Doku Tiplendirme Laboratuvarı’na gönderilir. 
2. Doku Uyumu Doğrulama Testi: Doku uyumunuzun yeniden doğrulanması testi için,  sizden alınan yeni kan örnekleri ve hastadan alınan yeni kan örnekleri TÜRKÖK Doku Tipleme Laboratuvarı tarafından çalışılır. Doğrulama testleri sonrası tekrar Türk Kızılay yetkilisi sizinle temasa geçer;  nakil gününü ve bağış için hastanın doktorunun kemik iliği mi yoksa periferik kök hücre mi tercih ettiği bilgisini verir. Doktor hasta için gerekli olan en iyi yöntemi istemektedir. Ama sizin son kararınız önemlidir ve bu karar doktora iletilir. Eğer hala bağışta bulunmayı kabul ediyorsanız, işlemler başlar. Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen kişiler eşliğinde sağlık muayenesi ve tetkik işlemleriniz başlatılır.
3. Sağlık Muayenesi ve Tetkikler: Bağışçı olmak için uygunluğunuzun belirlenmesi için ayrıntılı fizik muayeneniz yapılır. Elektrokardiyografi (EKG), akciğer filmi ve çeşitli testler (idrar, kan testleri, bayanlar için hamilelik testleri gibi) yapılır.  Bu testler bağışın, sizi ve hastayı herhangi bir risk altına sokmayacağından emin olmak için yapılır.
Nakil sonrasında ilk bir ay içerisinde TÜRKÖK tarafından tekrar sağlık muayeneniz yaptırılır.
4. Zaman Planlaması:  Ortalama bir bağış süreci 4-6 haftalık bir zaman aralığında 20-30 saatlik bir zamanınızı alır.
 
 
Muayene, tıbbi işlemler ya da diğer bağış ile ilgili harcamalar konusunda bağışçıdan hiçbir ücret talep edilmez ve Bağışçının sosyal güvenliği kesinlikle kullanılmaz.
Herhangi bir zaman diliminde bağış kararından vazgeçme hakkına sahipsiniz. Ancak kök hücre bağışçısı olarak uygun bulunduktan sonra, özellikle hasta nakil için tedaviye başladıktan sonra kararınızdan vazgeçerseniz, hastada hayati tehlike oluşabilir.
 
 
Bağış Yöntemleri:
 
 
1. Periferik Kök Hücre Toplama Yöntemi: Bağışçının periferik kanından toplanan kök hücrenin hastaya nakledilmesini içeren bir tedavi yöntemidir. En sık tercih edilen yöntem olup, bağış için damar yapınızın uygunluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
G-CSF (Granülosit Koloni Uyarıcı Faktör) bağışçının deri altına 4-5 gün boyunca günde iki kez enjekte edilir. G-CSF enjeksiyonuna başladıktan sonraki 4. ya da 5.günde, kanda kök hücreler artmaya başlar. Bu bağış esnasında kolunuzdan steril bir iğne yardımı ile alınan kan, aferez cihazında ilerler ve bu cihazda 4-5 saatlik bir aferez prosedürü sonunda kök hücrelerin diğer kan bileşenlerinden ayrılması sağlanır. Bu kök hücresi ayrılmış kan, diğer kolunuzdan tekrar vücudunuza verilir.
Eğer damar yapınız uygun değil ise, alternatif olarak santral yoldan (boyun damarınız) lokal anestezi altında bir kateter takılarak kök hücreler toplanır. Kateter sıklıkla 4 saat süreyle takılı kalır, bazı durumlarda ikinci gün tekrar kök hücre toplanması gerekmesi halinde 24 saat süre ile takılı kalabilir. Ancak bu yönteme nadiren gereksinim duyulur ve sizin vereceğiniz karar önemlidir.
İşlem sırasında önemli bir rahatsızlığın olması beklenmez. Nadiren geçici olarak dudaklarda ve parmaklarda uyuşma hissi olabilir. Bağış sonrası, eve gitmek için kendinizi iyi hissedene kadar gözlem altında tutulursunuz. Bağıştan sonraki 48 saat içerisinde, G-CSF’ye ait yan etkiler (kas/kemik ağrıları, ateş, tansiyonda yükselme v.b.) kaybolur. Bağışçı rahatlamak için asetilsalisilik asit içeren ilaçlar (Aspirin v.b.) kullanmamalıdır. Nakil işleminden sonra Doktor tavsiyesiyle önerilen ağrı kesiciler kullanılabilinir. Bağıştan sonraki 2 gün içerisinde birçok bağışçı günlük aktivitelerine dönebilir. Eğer günlük aktiviteleriniz fiziksel iş gücü gerektiriyor ise daha fazla istirahate ihtiyaç duyabilirsiniz.
 
 
2.  Kemik İliği Toplanması: Bu işlemi tercih eden bağışçıdan; işlemden yaklaşık 1 hafta önce 1 ünite kan alınarak, tekrar kendine verilmek üzere saklanır. Gerekli sağlık kontrolleri ve genel anestezi alıp alamayacağına ilişkin tetkikler yapılıp, hastaneye yatışı gerçekleştirilir. Bu işlemde 1 veya 2 saat kadar genel anestezi alınır. Anestezi verildikten sonra doktor, cilt üzerinden küçük bir kesi (dikiş atılmasına gerek olmayan) açarak özel bir iğne yardımı ile kalça kemiğinizin arkasına (pelvis kemiği) ilerler.
Bağışçı aynı günün akşamında veya ertesi gün taburcu edilir. Bağış sonrası ilk 2 ya da 3 hafta biraz ağrı, yara yerinde sızı ve tutukluk hissedilebilir. Bağıştan sonraki ilk 2 hafta ağır kaldırılmamalı, ağır sporlar yapılmamalıdır. Bağıştan sonraki 2 gün içerisinde birçok bağışçı günlük aktivitelerine dönebilir. Eğer günlük aktiviteleriniz fiziksel iş gücü gerektiriyor ise daha fazla istirahate ihtiyaç duyabilirsiniz.
 
 
GİZLİLİK:
 
TÜRKÖK, hasta ve bağışçının gizliliğini korumayı taahhüt eder. Bağışçı ve hastanın kişisel bilgilerinin saklanması yasalar gereğidir. Gizliliğin sağlanması konusunda bizimle iş birliği yapmanız sizden beklenir. Gizlilik için verilmiş olan bu söz, hem bağışçıyı hem de hastayı istenmeyen tanıtım, temaslar, bağışa zorlama ya da para teklif edilmesi gibi durumlardan korumak içindir. Bağışçıya hastayla ilgili sadece, hastanın yaşı, cinsiyeti ve hastalığı hakkında bilgi verilirken, hastaya ise sadece bağışçının yaşı ve cinsiyeti söylenir.
Bağış Sonrasında Hasta ile İletişim:
 
Bağıştan sonraki ilk 1 yıl boyunca, hastaya, içerisinde özel bilgilerinizi içermeyen mektup yazmanıza izin verilebilir. Bu iletişim kesinlikle isim, adres, telefon numarası, şehir, ülke gibi iletişim bilgilerini içermemelidir ve bu mektup TÜRKÖK aracılığı ile hastaya ulaştırılır.  Bağıştan 2 yıl sonra hasta ile direk iletişime geçmenize izin verilebilir. Ancak bu görüşme hasta ve bağışçının aynı anda rıza göstermesi sonucu gerçekleşebilir.
 
SIK SORULAN SORULAR
 
1) Nerede kök hücre bağışında bulunabilirim?
 
- Size en yakın Gönüllü Verici Merkezi ve Sabit Kan Alma Merkezlerinde kök hücre bağışı ile ilgili bilgilendirme alabilir ve kök hücre bağışında bulunabilirsiniz. 
 
2) Kimler kök hücre bağışında bulunabilir?
 
- 18-50 yaşlarında ve bilgilendirilmiş onam vermiş olan sağlıklı birey olma koşulu aranmaktadır. Bu koşulların sağlanması durumunda kişi kök hücre bağışında bulunabilir.
 
3) Kimliğimi bildirmem zorunlu mu?
 
- Bağışçılar kök hücre bağışı işlemi öncesinde isim-soy isim, doğum tarihi (gün/ay/yıl), TC kimlik numarasını içeren nüfus cüzdanı ve kalıcı adres bilgilerini vererek kendilerini tanıtmalıdır. Kimlik ibrazı yasal zorunluluktur.
 
4) Bilgilendirme ve onam formundaki doldurulması gereken alanları doldurmak zorunda mıyım?
 
- Bilgilendirme ve onam formunun içeriği Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmiştir. Kişi kök hücre bağışı için başvurduğunda bilgilendirme ve onam formundaki kişisel ve sağlıkla ilgili soruları eksiksiz cevaplandırarak ve bu formu imzalayarak onaylamak zorundadır. İstenen bilgilerin eksiksiz doldurulması, ihtiyaç olması durumunda bağışçı ile iletişime geçme aşamasında önem arz etmektedir.
 
5) Kan verildiğinde kök hücre bağışında bulunmuş olunuyor mu?
 
- Türk Kızılayı gönüllü kök hücre bağışçı adayları bularak onlardan 3 tüp ile toplam 10-20 ml kan alacaktır. Alınan kan örnekleri üzerinde gerekli testler tamamlanarak, sonuçları uygun çıkan bağışçıların numuneleri Sağlık Bakanlığı’nın Doku Tiplendirme Laboratuvarı’na yollanacaktır. Bu laboratuvarda yapılan test sonuçları TÜRKÖK Ulusal Kemik İliği Bankası’nda saklanacaktır. Bankada kayıtlı sonuçlar arasında yapılan taramada, hasta ile uygun eşleşme gerçekleştiğinde Türk Kızılayı, bağışçı ile tekrar iletişime geçerek kök hücre bağışının yapılacağı ve toplanacağı bir merkeze yönlendirmesini gerçekleştirecektir. Yani ilk aşamada verilen kan, kök hücre için değil gerekli testlerin yapılabilmesi içindir.
 
6) Kök hücre toplamada hangi yöntemler kullanılıyor ve en çok hangisi tercih ediliyor?
 
- Periferik kök hücre toplama ve kemik iliği bağışı yöntemi olmak üzere iki yöntem uygulanmaktadır. Nakil merkezi tarafından hastanın ve bağışçı adayının sağlık durumu göz önünde bulundurularak hangi yöntemin seçileceğine karar verilmektedir.Yöntem ile ilgili bağışçı adayının tercihi ön planda tutulmaktadır. En çok tercih edilen yöntem Periferik kök hücre toplama yöntemidir.
 
7) Periferik kök hücre toplama yöntemnin kemik iliği bağışı yönteminden ne farkı vardır?
 
- Periferik yöntemde, bağışçının hastaneye yatması gerekmemektedir, genel anesteziye ihtiyaç duyulmaz.
- Kemik iliği yönteminde aşılamaya ihtiyaç duyulmamaktadır ve tek seferde sayıca çok kök hücre elde edilmektedir.
 
8) Kök hücre toplama işleminden sonra bağışçının kök hücreleri bitiyor mu?
 
- Kök hücreler devamlı olarak kendini yenileyebilme özelliğine sahip olduğu için bağış işleminden sonra bağışçının kök hücreleri belirli bir sürede tekrar eski sayısına ulaşacaktır. 
 
9) Bağış sonrasında görülen yan etkiler nelerdir?
 
- Periferik kök hücre bağışında, aşı uygulaması sonrasında kök hücre toplanmasının ardından; geçici halsizlik hissi, ateş, geçici grip benzeri belirtiler, genel vücut ağrıları;  dalak bölgesinde dolgunluk hissi görülebilir.
- Kemik iliği bağışında, dikiş gerektiren bir kesi oluşmaz. Verici,  genellikle ertesi gün kan tetkikleri yapıldıktan sonra taburcu edilir. Ancak, kalça bölgesinde 1-2 gün sürebilen bir ağrı meydana gelebilir. Anesteziye bağlı olarak geçici boğaz ve baş ağrısı gözlenebilir.
 
10) Bağış sonrasında görülen yan etkiler kalıcı mıdır?
 
- Kemik iliği toplama işleminde oluşabilecek yan etkiler %1,34 olasılıkla görülebilecek etkiler olup, bir hafta içinde etkisini kaybeder. Periferik kök hücre toplama işleminde uygulanan aşıdan dolayı oluşabilecek yan etkiler ise %0,6 olasılıkla görülebilecek etkiler olup, genellikle 3 hafta içinde ortadan kalkar.
 
11) Kemik iliği toplama işleminde kalça bölgesi kaç defa deliniyor?
 
- Kemik iliği toplama işleminde özel iğneler yardımıyla kalça kemiğine bir kere giriş yapılır ve ardından enjeksiyon işlemi ile her defasında 2-4 ml olmak üzere toplamda 1000 ml kemik iliği alınır.
 
12) Periferik kök hücre toplama yönteminde uygulanacak olan 5 günlük aşı periyodunda bağışçının işinden izin almasına gerek var mıdır?
 
- Aşı periyodunda bağışçının günlük yaşamını etkileyecek bir yan etki bulunmamaktadır.
 
13) Kök hücre toplama yöntemlerini bağışçıya hangi aşamada soruyorlar?
 
- Hasta ile eşleşme olduktan sonra ileri doku tiplendirme testi ve bağışçının sağlık kontrollerinin sonuçları uygun çıkarsa bağışçıya hangi yöntemle kök hücre vermek istediği sorulacaktır.
 
14) Bağışçının ilk bağışından sonra, başka bir hasta ile tekrar doku eşleşmesi olursa, tekrar bağışçı olabilmesi için ne kadar süre geçmeli?
 
- Transplantasyon işleminden sonra yeniden kan yapımının sağlanması ve hücre sayısının yeterli miktara ulaşmasını beklemek açısından 3 aylık bir süre gereklidir. Dünya’ da yapılan çalışmalar sonucu ortaya çıkan istatistiki verilere göre 2. eşleşmenin görülme olasılığı oldukça düşüktür.
 
15) Yurt dışında bir hasta ile eşleşme olursa bağışçı yurt dışına gidecek mi?
 
- Bağışçının onay vermesi durumda kök hücre toplama işlemi uygun sağlık biriminde yapıldıktan sonra toplanan kök hücreler hastanın bulunduğu ülkeye gönderilecektir.
 
16) Yurt dışında yaşıyorum, Türk Kızılayı’na bağışta bulunabilir miyim?
 
İletişim bilgilerinize rahat ulaşılabilmesi açısından bulunduğunuz ülkedeki kemik iliği bankasına başvuru yapmanız daha doğru olacaktır. Türkiye olarak dünyadaki diğer Kemik İliği Bankaları’ndan da tarama yapabildiğimiz için sizin verilerinize uygun bir hasta eşleşmesi olduğunda sizinle iletişime geçilebilecektir.
 
17) Bağışçıların verileri neden dünyadaki diğer kemik iliği bankaları ile paylaşılıyor?
 
- Dünya’nın her yerinde kök hücreye ihtiyacı olan hasta sayısı oldukça fazladır. Buna karşılık bu hastalar için gerekli olan sağlıklı kök hücrelerin, hastaların dokusu ile uyuşma olasılığı çok düşüktür. Tüm bunlar düşünüldüğünde bu olasılığı arttırmanın tek yolu, milyonlarca bağışçının doku analizini içeren dünyadaki bütün kemik iliği bankalarının verilerinin paylaşıldığı bir havuzun oluşmasından geçmektedir. Halen ülkemizdeki hastalar için kemik iliği taraması bu havuzdan yapılmaktadır. Bu nedenle ülkemize ait veri tabanı dünyadaki bütün kemik iliği bankalarının verilerinin paylaşıldığı havuz ile paylaşılacaktır.
 
18) Daha önce kök hücre bağışında bulundum, tekrar Türk Kızılayı’na da bağışta bulunabilir miyim?
 
- Bunun için öncelikle kök hücre bağışında bulunduğunuz yer ile iletişime geçmeli ve kök hücre bağışı için verdiğiniz numunenin testlerinin yapılıp yapılmadığını sorgulamalısınız. Eğer testler yapıldıysa 2. bir kayda gerek bulunmamaktadır. Fakat gerekli testler yapılmadıysa ilgili yerden kaydınızı sildirmelisiniz. Bu aşamadan sonra da artık Türk Kızılayı’na kök hücre bağışında bulunabilirsiniz.
 
 TÜRK KIZILAYI;
 
Uluslararası Kızılhaç – Kızılay Federasyonu üyesi Türkiye Kızılay Derneği 1868 yılında “Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti” adı ile kurulmuştur. Kızılay adını Mustafa Kemal ATATÜRK koymuştur. Kamu yararına bir dernek olup, devletten yardım almamaktadır. Gelir kaynaklarını halkımızın 2868 numaralı bağış hattına tüm GSM operatörlerinden gönderdikleri boş SMS ler karşılığı yaptıkları 10 tl bağışlar ve tüm bankaların 2868 hesap numarasına yapılan bağışlar oluşturmaktadır. Elde ettiği gelirleri ile ulusal ve uluslararası yardım faaliyetlerini yürütmektedir. Yurtdışında da Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti adına yaptığı yardım çalışmaları ile büyük bir saygınlık kazanmıştır.
 
KAN HİZMETLERİMİZ;
 
149 yıllık köklü tarihi, bilgi birikimi, deneyimleri ile halk sağlığının korunmasıyla yakından ilgilenen Türk Kızılayı’nın bu alanda yürütmekte olduğu önemli faaliyetlerden bir tanesi de Kan Hizmetleridir. Türk Kızılayı 1957 yılında Ankara ve İstanbul’da Türkiye’nin ilk kan merkezlerini kurmuştur. Bu tarihi birikim ve sosyal sorumluluk bilinci doğrultusunda çalışmalarını yürüten Türk Kızılayı; ülkemizin sağlık ve sosyal alandaki en önemli problemlerinden biri olan, güvenli kan temininde yaşanan sorunları ortadan kaldırmak amacıyla "Ulusal Güvenli Kan Temini Programı"nı 2005 yılında uygulamaya koymuştur. Dünya Sağlık Örgütü’nün konuyla ilgili önerileri dikkate alınarak hazırlanan ‘Ulusal Güvenli Kan Temini Programı; tüm sağlık otoriteleri tarafından en güvenilir yöntem olarak tanımlanan gönüllü, düzenli, bilinçli kan bağışını temel ilke olarak kabul etmiştir.
2005 yılında Sağlık Bakanlığı; gelişmiş ülkelerdeki gibi gönüllü, bilinçli ve kazanılmış kan bağışçılarından elde edilecek kanların bölge kan merkezlerine taşınması, burada ayrıştırılması, testleri yapıldıktan sonra etiketlenip bölgesindeki kan kullanan hastanelere talep ettikleri kritik kan stok seviyelerini takip ederek dağıtım görevini Türk Kızılayı’na devretmiştir. Türk Kızılayı T.C. Sağlık Bakanlığı adına ve Sağlık Bakanlığı denetiminde “Güvenli Kan Temini Programı” kapsamında çalışmalarını sürdürmektedir.
 
Hasta yakınlarının kan arayıp taşıması istenmeyen bir durumdur. Kan bankacılığının gelişmiş olduğu ülkelerdeki çalışma prensiplerini uygulamak görevimizdir. Türk Kızılayı bu kapsamda; etkin bir organizasyon ile ülke genelinde kan bağışçısı kazanım çalışmaları sonucu, gönüllü kan bağışçılarından elde edilen kanların; çağın gerektirdiği laboratuar işlemlerinden geçirilip, bileşenlerine ayrılarak hastanelere uygun şartlarda ulaştırılmasını sağlamaktadır.
Türk Kızılayı, hastanelere kurduğu online sistemler ile hastanelerin kan stokları, kayıtlı ameliyatları hakkında anında bilgi sahibi olmakta ve kritik kan seviyesine düşmüş grupları takviye ederek ihtiyaç anında kanın zaman kaybetmeden kullanılabilmesini sağlamaktır. Oluşturulan bu kritik kan stok seviyesi ile her an oluşacak bir afet, terör ve özel durumlardaki çoklu kan taleplerini karşılamaya hazırlıklı olunmuştur. Batı Karadeniz Bölge Kan Merkezinin sorumluluk sahasında bulunan bütün hastaneler bu otomasyon sistemine entegre edilmiş ve kan depo stok durumları online görülebilir hale getirilmiştir. Kurumumuzun bağışlanan kan ve kan ürünleri için bir emanetçi olup bunları ihtiyacı olan hastalara tüm toplumumuz adına ulaştırdığı unutulmamalıdır.
 
BÖLGESEL KAN MERKEZLERİ ORGANİZASYONU
 
Türk Kızılayı “Ulusal Güvenli Kan Temini Programı”nı uygulamaya başladığı 2005 senesinden bu güne kadar; Kan Merkezi ve Kan İstasyon sayısını 29’dan 17 Bölge Kan Merkezi Müdürlüğüne bağlı 64 Kan Bağışı Merkezine arttırarak organizasyonunu ülke genelinde yaygınlaştırmıştır.
 
 
 
Milyonlarca insan hayatlarını tanımadığı insanlara borçlu,
Kanlarını gönüllü olarak bağışlayan insanlara;
Tüm hasta ve hasta yakınları adına binlerce
 
TEŞEKKÜRLER....

22 Şubat 2019 - Okunma Sayısı : 1513